top of page

Hayır Diyememek

Bazı insanlar, çevresindeki kişilerin taleplerini gerçekleştirmek istemese bile reddedemeyebilir. Genelde hayır dersem bana kırılabilir bunu hissediyorum o yüzden yapmak zorunda kalıyorum gibi açıklamalar yapılır. Bu kişiler neden hayır demekte zorlanıyor olabilir. Öncelikle bu zorlukları yaşayan insanların içinde yetiştiği çevre ve büyüdüğü aile koşulları bağlamında değerlendirilmesi daha sağlıklı olur. Ancak yine de çok temel bazı noktalara değinilebilir.


Hayır diyemeyen kişilerin ötekilere karşı bazı bağımlılıkları olabilir. Sorumluluk almakta zorlanan ve kendi sorumluluklarını üstlenebilecek kişilere genellikle hayır demekte zorlanabilirler. Bağımlılık örüntüleri olan insanlar, yakın oldukları kişilere hayır diyemezler. Bu kişiler için hayır demek yoğun kaygıya sebep olabilir. Hayır demek, o kişilerle çatışma yaşamak demek ve terkedilmek anlamına gelebilir ve hayatın zorlukları ile baş başa kalabilirler. Yalnız kalmak ile ilgili kaygıları çok daha yoğun olduğu için yakınlarının isteklerini genellikle gerçekleştirirler ve bazen bunu istemeden yaptıklarının farkında bile olmayabilirler. Hatta, bu istekleri gerçekleştirirken “elime mi yapışır altı üstü ne yaptım sanki “ diyerek yaptıklarını küçümseyebilirler. Buradaki amaç; istemeden yapmanın yarattığı öfke gibi duygularını bastırmaktır. Böylece çatışmadan kaçınmanın yolu bulunmuştur.

Bazı kişiler ise, farkında olmadıkları yoğun bir öfkeye sahiptirler. Bu öfkeyi yaşamak, içinde bulunduğu koşullara uymamaktadır. İlişkileri bitebilir, işini kaybedebilir gibi istenmeyenler sonuçlarla karşı karşıya kalınabilir. Öfkeli olmak kişiye o kadar korkutucu gelir ki kişi herkese karşı aşırı iyimserlik içinde olabilir. Bu aşırı iyimserlik tasarımı içinde, hayır demeye yer yoktur. Hayır demek, aynı zamanda ötekiyle çatışma yaşamak anlamına da gelir ve bastırılmış öfkenin de bu çatışma dolayısıyla açığa çıkma tehlikesi vardır. Haliyle bu kişiyi çok kaygılandırır. Öfke duygusu kişinin zihninde yıkıcılıkla, yok etmekle kodlanmış gibidir. Bu nedenle, hep iyimser olmak durumunda hissedebilir kişi. Kendisi hep zorlandığı halde başkalarının yardımına koşan kişilere tanık oluruz zaman zaman.

 

 

Kişi evde zaman geçirmek istemektedir ama arkadaşı çağırdığı için gitmek zorunda kalmıştır. Bu örneği incelersek; arkadaşını kırmak istemiyordur kişi ama kendisine belki ıstırap gibi gelecek zaman geçirmiştir. Her hayır diyememenin sonunda biriken bir öfke vardır. Bu öfke bir gün açığa çıktığında ve ilişkisi zarar gördüğünde o kişiye saçını süpürge etmiştir ve yine de yüz üstü bırakılmıştır. Yaptıkları sanki hiç görülmemiştir. Kendisini anlaşılmaz hisseder ve yeni bir ilişki kurmak o kadar zor gelir ki. Sanki o ilişkideyken sırtında kocaman yükleri sırtlanmıştır. Bu çok yorucu ve yıpratıcı bir süreçtir kişi için. Ancak kişi tüm bu zorlukları iç dünyasında yaşadığı için hayır diyemediği kişiler bilinç düzeyinde bunları tam olarak bilmezler. Hep evet dediği için, arkadaşları onun sınırlarını tam bilemez. Aslında iç dünyasında yaşadıkları zorluklardan habersizlerdir. Kendi isteklerini belli edemediği için arkadaşları onun neyi sevdiğini neyi sevmediğini de bilemez. Bu durumda istekleri karşılanan hep arkadaşları olur ve kendisi bu istekleri sanki karşılayan kişidir. Tek taraflı yürüyen bir ilişkide şişer ve zamanla patlar.


Bazen de kişi çevresindeki kişilerden o kadar büyük beklentiler içerisindedirler ki tabiri caizse o kişileri istekleri ile beraber emip kuruturlar. Sanki bir şeyler istediği kişiler çölleşip kurur giderler. Bu durum beklenti içerisinde olan kişiyi o kadar korkutur ki kişi bu aşırı istekli tarafını tamamen bastırır ve unutur sadece yakınındaki kişilerin isteklerini yerine getiren kişiye dönüşür. Hatta istemek o kadar zor gelir ki en ufak bir şey isterlerken bile sanki içlerindeki kocaman istekli taraf görünecek/açığa çıkacak diye büyük panik olurlar ve istemekten vazgeçerler. Sadece karşı tarafın isteklerini yerine getiren onlara hayır demekte zorlanan kişiler oluverirler.

 

Gerektiğinde hayır diyebilmenin yolu sağlıklı sınırlar oluşturmaktan ve kendi iç dünyasında neler olduğunun farkında olabilmesiyle mümkündür. Kişi psikoterapi yoluyla kendi benliğini güçlendirdikçe sağlıklı sınırlar koyup gerektiğinde hayır diyebilmenin özgürlüğünü hissedilecektir. Hayır dediğinde sadece o duruma hayır dediğinin bilincinde olacaktır.

Sağlıklı günler dilerim.

 

 

Ümit Erdoğan

 

 
 
 

header.all-comments

ratings-display.rating-aria-label
header.no-ratings-yet

comment-box.add-a-rating
bottom of page