Psikosomatik Belirtiler: Aklınızın Hayır Diyemediğine Bedeniniz Hayır Der!
- İlknur Uz

- 27 Eyl 2024
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 13 Ara 2024
Hiç kendinizi stresten hasta olmuş gibi hissettiniz mi? Günlük yaşamın getirdiği stres, sorumluluklar ve duygusal dalgalanmalar bazen bedenimizde çeşitli belirtilerle kendini gösterebilir. Günlük iletişimde sıkça duyduğumuz “üzüntüden hasta oldu”, “Stresten mideme vurdu” gibi ifadeler, aslında psikosomatik belirtilerin günlük dildeki yansımalarıdır. Peki, Psikosomatik belirtiler nedir ve bu belirtilerle nasıl başa çıkabiliriz?
Psikosomatik Belirtiler Nedir?
Psikosomatik belirtiler, psikolojik stresin ve ruhsal durumumuzun, fiziksel rahatsızlıklar olarak ortaya çıkmasıdır. Bu belirtiler, herhangi bir organik sebebi olmaksızın, vücudumuzda ağrı, gerginlik, yorgunluk gibi semptomlara neden olabilir. Fiziksel olarak sağlıklı olan bir kişi, duygusal ve zihinsel zorluklardan ötürü ciddi fiziksel rahatsızlıklar yaşayabilir. Örneğin, sınav döneminde mide ağrıları, iş stresiyle gelen sırt ağrıları gibi ya da uzun vadede bu belirtiler organik rahatsızlıklara dönüşebilir.
Psikosomatik Belirtiler Türk Kültüründe Nasıl Karşılık Bulur?
Türk kültüründe, duygularımızı bastırmak ve dile getirememek sıkça görülen bir durumdur. Özellikle “Eli mahkum, katlanmak zorunda” veya “Belli etme, güçlü görün” gibi toplumsal öğretiler, duygularımızı ifade etmemizi engelleyebilir. Bu durumda, ifade edilemeyen duygular bedenimizde kendine bir çıkış yolu arar. Psikosomatik belirtiler, tam da bu noktada devreye girer.
Duyguları Bastırma Eğilimi: Toplumda güçlü ve dirençli görünme beklentisi, duygusal problemleri ifade etmeyi zorlaştırır. Özellikle erkeklerin ağlaması, üzüntüsünü göstermesi toplum tarafından zayıflık olarak algılanabilir.
Sosyal Destek Sistemleri: Aile ve sosyal çevreye dayalı destek mekanizmaları oldukça güçlüdür, ancak bu mekanizmalar bazen duygusal sorunların ciddiyetini küçümseyebilir. “Boşver, geçer”, “Her şeyin çaresi var” gibi ifadeler, kişinin yaşadığı duygusal sıkıntıları ifade etmesini engelleyebilir.
Toplumsal Normlar: Ailevi sorumluluklar, iş hayatındaki beklentiler ve toplumsal roller, bireylerin duygusal durumlarını göz ardı etmelerine neden olabilir. Bu durum, bastırılan duyguların bedensel şikayetler olarak geri dönmesine yol açar.
Bu durumlarda, ifade edilemeyen duygular bedenimizde kendine bir çıkış yolu arar. Psikosomatik belirtiler, tam da bu noktada devreye girer.
Psikosomatik Belirtiler Nelerdir?
1. Mide ve Sindirim Problemleri:
Stres, kaygı ve endişe durumlarında mide ve bağırsak sorunları yaşamak oldukça yaygındır. Yoğun stres altında mide bulantısı, sindirim güçlüğü veya bağırsak problemleri yaşanabilir.
2. Kas ve Eklem Ağrıları:
Boyun, omuz ve sırt ağrıları, genellikle ağır duygusal yükler taşımamızın bir sonucudur. “Omuzlarımda dünya kadar yük var” derken, aslında stresin ve sorumlulukların fiziksel bir yansımasını dile getiririz.
3. Nefes Darlığı ve Kalp Çarpıntısı:
Aniden gelen çarpıntılar veya nefes almakta zorlanma hissi, anksiyetenin bir belirtisi olabilir. Kişi, bu belirtileri yaşarken bir kalp hastalığı olduğunu düşünebilir, ancak yapılan tetkikler sonucu herhangi bir organik neden bulunamazsa bu belirtilerin psikolojik kökenli olduğu anlaşılır.
4. Baş Ağrısı ve Migren:
Yoğun stres, baskı altında hissetme veya duygusal çatışmalar sonucu sıkça baş ağrıları yaşanabilir. Bu durumlar migren ataklarını tetikleyebilir. Migren atağı yaşayan biri, aslında beyninin duygusal yük altında olduğunu fark etmeyebilir.
5. Cilt Problemleri:
Cilt, bedenimizin dış dünyaya açılan penceresidir. Yoğun stres ve duygusal çatışmalar, egzama, sedef veya döküntü gibi cilt sorunlarına yol açabilir. Cilt sorunları, içsel sıkıntılarımızın dışa vurumu olabilir.
Psikosomatik Belirtilerle Baş Etmek İçin Neler Yapılabilir?
1. Duygusal Farkındalık Geliştirin:
Gün içinde yaşadığınız duyguların farkına varın. “İyiyim” demek yerine, gerçekten ne hissettiğinizi anlamaya çalışın. Günlük tutmak, duygularınızı anlamanıza yardımcı olabilir.
2. Kendinize Zaman Ayırın:
Günlük hayatın koşturmacasında kendinizi ihmal etmeyin. Haftada bir gün bile olsa kendinize vakit ayırın, hobilerinizle ilgilenin. Bu, stresle başa çıkmanızda etkili olacaktır.
3. Sosyal Destek Arayın:
Türk toplumunda aile ve dost ilişkileri güçlüdür. Bu ilişkilerden faydalanın ve zor zamanlarda güvendiğiniz insanlarla dertleşin. Ancak, onların size verdiği tavsiyeleri eleştirel bir gözle değerlendirin.
4. Profesyonel Yardım Alın:
Eğer psikosomatik belirtiler yaşam kalitenizi düşürüyor ve günlük işlerinizi yapmanızı engelliyorsa, bir ruh sağlığı uzmanına başvurun. Psikoterapi, bu belirtilerin ardındaki duygusal nedenleri anlamanıza ve sağlıklı başa çıkma yöntemleri geliştirmenize yardımcı olabilir.
Önce Bir Hekime Başvurun!
Yaşadığınız belirtilerin organik bir nedeni olup olmadığını öğrenmek için önce bir hekime danışın. Eğer yapılan tetkikler sonucunda fiziksel bir sebep bulunamazsa, bu belirtiler psikolojik kökenli olabilir. Bu durumda, bir ruh sağlığı uzmanından destek almak, belirtilerinizi anlamanıza ve yönetmenize yardımcı olacaktır.
Unutmayın!
Eğer siz de kendinizi sık sık fiziksel belirtilerle mücadele ederken buluyorsanız, bu belirtilerin altında yatan duygusal nedenleri araştırmak önemlidir. Duygusal sorunlarınızı bastırmak yerine kabul edip üzerinde çalışmak, beden sağlığınıza da iyi gelecektir. Kendi sağlığınızı ciddiye alın, zihninizi ve bedeninizi iyileştirmek için kendinize zaman ayırın ve gerektiğinde profesyonel destek alın. Bedeniniz ve zihniniz sizinle konuşuyor, onu dinleyin!



Yorumlar